Suavi Süalp’ ten bir öykü…

Sümbül Tozar Taşkasaplı olup, babası ve anasının bütün ısrarlarına rağmen meşhur olmayı kafasına koymuş, daha on iki yaşında Çifte Saraylar bahçesinde Kör Muhittin’in himayesinde ilk şarkısını söyleyerek istikbalde iyi bir şarkıcı olacağını isbat etmiştir…
Sümbül daha tozmaya on yaşında başlamış, üst kattakilerin oğluyla Yıldız parkında tozarken, fazla toz kaldırdığı gerekçesiyle karakolu boylamıştır.
Sümbül (asıl adı Makbule) serbest hayata atılacağını babasına haykırarak söylemiş; babasının nüzül, anasının felç olmasını takmayarak, arkadaşı bir şoförün taksisine atladığı gibi, soluğu Taksim’de almıştır.
Çiçeği burnunda bir kız olan Sümbül’ü “Radyonun Sesi” muhabirlerinden Sadrettin Kaşık; “Seni tanınmış şarkıcı yapacağım!.” numarasıyla yemeye kalkmış, fakat Sümbül onu uyutarak mecmuada poz poz resimlerinin çıkmasını becermiştir.
Harbi bir kız olan Sümbül, “hayat mektebi’ nde  okuduğundan, hususi tahsilli olduğunu herkese söylemekten çekinmemiş ortanın ikisinden tasdikname alıp kendini müzik piyasasının kollarına atmıştır..
Fakat piyasanın kurtları bu ufak tefek yumurta gibi kızı araklamaya kalkmışlar, Sümbül bu kurtların üstüne D.D.T. dökerek onlardan kurtulmasını bilmiştir… Kendi deyimiyle çok çakal bir kız olan Sümbül, klarnetçi Hüsnü Şenüfler’le bir zaman kırıştırmış, fakat şöhret olunca Hüsnü’ yü klarnetiyle başbaşa bırakıp tüymüştür..
Arka arkaya bir çok erkeğin canını yakan Sümbül’ün adı fındıkçıya çıkmıştır. Fakat Sümbül, bir basın toplantısı yaparak hiç fındık sevmediğini ağlayarak gazetecilere anlatmıştır…
Bu arada sık sık kalbi dolup boşalan Sümbül, birçok erkekle neşesini bulmuş, ama kimi sevdiğini bir türlü çıkaramamıştır…
Sahnede şöhretini sağlamlaştıran Sümbül, filim piyasasına atılmış ve “taş bebek” numarasıyla isim yaparak türlü filimlerde, romantik kız, cazip kadın rollerine çıkmış, fakat bunlardan da bıkmış, bu arada bir çok erkeğin yuvasını şakır şakır yıkmıştır…
Sümbül, tozmaktan erkeklerin kalbine girememiş, girdiği kalptede en fazla üç ay kalarak başka yere taşınmıştır..
Bir zaman sonra Sümbül, sosyetenin bile adını ettiği fanfatal bir kadın olmuş, sosyete aşklarıyla ün yapmaya başlamıştır…
Yalnız Sümbül; erkekleri, çantasındaki pudriyer gibi gördüğünden, hiç bir erkeğin patentine girmemiş ve firmasını yürütmesini bilmiştir. Bu arada Bebek’ te denize nazır bir de kat alan Sümbül, gazino, film, gece hayatı, çılgın yaşama yüzünden; üç kere sürmenaj, beş kere kamuflaj olmuş, bir kere kendini balkondan atarken hizmetçisi Ziynet tarafından belinden yakalanarak yukarı çekilmiştir…
Aradığı erkeği hâlâ bulamayan Sümbül, o erkeği bulmak için İstanbul’un altını üstüne getirmiş, hatta gazetelere kayıp ilânları bile vermiştir…
Sümbül bir zaman sonra, belki aradığım erkeği bulurum düşüncesiyle turnelere çıkmış; Adana, Ankara, İzmir’in altını üstüne getirdiği halde herifi bir türlü saklandığı yerden çıkaramamıştır…
Sümbül, artık; tipini aramaktan vazgeçmiş olup, kendini sonsuz ve çılgın maceralara vermiştir…
Şimdiki prensibi gönlünce yaşamaktır…
Bal gibi de yaşar…
Sümbül hususiyet bakımından öbür kadınlardan pek ayrılmaz. Fakat muhabbette üstüne yoktur. Bozulduğu zaman eski mahalle lisanını kullanmasını bilir…
Erkek kızdır.
Dostluğa çok kıymet verir…
Para onun için şimendifer, kendisi istasyondur…
Söz verdi mi, ölse gelir…
Palavradan hoşlanmaz…
Hayat kızıdır… Kapak kızı değil….
BİTTİ

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın